Öğretim Üyesi Akın’a, TBMM’den Sert Tepki

Öğretim  Üyesi Akın’a, TBMM’den Sert Tepki

CHP Çanakkale Milletvekilleri Muharrem Erkek ve Bülent Öz, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde (ÇOMÜ) görev yapan, Üniversitenin resmi radyosunda tarihe ve ibadethanelere açıkça hakaret eden, “camileri genelev yapmışlar, Çanakkale Savaşı’nda askerlerimizi diri diri toprağa gömmüşler, Lozan’da hilafetin kaldırılması gizli maddesi varmış” gibi çarpıtma sözleriyle halkı aldatmaya çalışan İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Abdullah Akın’a, TBMM’de sert sözlerle yüklendi. Konuşmalar tutanaklara şöyle yansıdı: 

MUHARREM ERKEK (Çanakkale) – Sayın Başkan, teşekkür ediyorum. 

Tarihimizin en önemli kahramanlıklarının destanlarının yazıldığı, Türkiye Cumhuriyeti’nin ön sözünün yazıldığı toprakların adıdır Çanakkale. Çanakkale Savaşları da tarihe “Centilmenler Savaşı” olarak geçmiştir ve Çanakkale’de Onsekiz Mart Üniversitesinde bir öğretim görevlisi çıkıyor, maalesef tarihî gerçekleri çarpıtarak, Çanakkale’de camilerin genelev olarak kullanıldığını söyleyebiliyor, Çanakkale Savaşlarında yaralıların diri diri gömüldüğünü söyleyebiliyor. 

Ben tek bir soru sormak istiyorum: Binlerce akademisyenin, öğretim görevlisinin ihraç edildiği bir dönemde bu kişi Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde görev yapmaya devam edecek mi? Eğer edecekse o zaman cumhuriyetimizin kuruluş felsefesine ve cumhuriyeti kuranların manevi şahsiyetine ağır hakaretler savunuluyor demektir. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörünü, YÖK Başkanı ve herkesi göreve davet ediyorum. 

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar) 

BÜLENT ÖZ (Çanakkale) – Sayın Başkan, adının önüne “akademisyen” sıfatı iliştirilmiş kendini bilmez biri, her zerresi şehit kanıyla sulanmış Çanakkale’mize, millî mücadelemize ve başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere aziz şehitlerimize alenen hakaret etmiştir. Atatürk döneminde camilere, medreselere ve eski eserlerin onarımına ne kadar para ve kaynak ayrıldığı, uzman ekip tahsis edildiğine dair belgeler, Bakanlar Kurulu kararları ve Meclis tutanakları varken, camilerin genelev ve ahır yapıldığına dair alçakça iddiaları neye dayanarak açıklamıştır? Sözde akademisyenin söyledikleri yalandır, iftiradır. Bu iftiracı nasıl olur da hâlâ cumhuriyetin ön sözününü yazıldığı Çanakkale’mizin üniversitesinde “hoca” sıfatıyla ders vermektedir? Bu duruma göz yummak konusu suç olan iftiraları kabullenmek anlamına gelmez mi? Bu kendini bilmez derhâl görevden alınmalıdır. 


Bu içeriğe bir yorum bırak