BİR İSTİFA… NEDENİ VE GERİDE BIRAKTIKLARI

BİR İSTİFA… NEDENİ VE GERİDE BIRAKTIKLARI

Tarih 8 Mart 2018 Perşembe gününü gösteriyordu.

AK Parti Çanakkale İl Başkanı Yeşim Karadağ 1 gün önce apar topar genel merkeze çağrılmıştı, Ankara’ya gittiğini en yakınındaki 3-5 kişi ve onu havaalanında görenler dışında hiç kimse bilmiyordu.

Ankara’da muhtemelen genel merkez teşkilat katında Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ataş ile görüşmüş olmalı, o görüşmenin içeriğini Yeşim Karadağ ve Mustafa Ataş’tan başka kimse bilmiyor.

Fakat hafta başında Genel Başkan Tayyip Erdoğan’ın Afrika seyahati sonrası toplanan MYK’da bu konu gündeme gelmiş sanıyorum , istifa konusu gündemde yokken gündeme geldi.

Grup Başkanvekili Bülent Turan MYK’nın doğal üyesi, muhtemelen il başkanının istifası konusu orada açılmış olmalı , bana kalırsa Genel Başkan Tayyip Bey’de Bülent Turan mı Yeşim Karadağ mı seçeneğinde doğal olarak yıllardır Ankara ve İstanbul’da birlikte yol yürüdüğü Bülent Turan’ı tercih etmiş.

Şimdi gelelim istifa kararına gelen sürece;

İl Başkanı Karadağ 3 Mart 2016 tarihinde Erdener Başkanın istifası sonrası siyasi ve hukuki işler başkanı olduğu yönetim içerisinden il başkanlığına vekaleten seçildi. Ardından AK Parti’de yaşanan Ahmet Davutoğlu- Binalı Yıldırım değişiminden sonra da asaleten il başkanı olarak atandı. O  dönem Çanakkale'de yayın yapan bazı gazeteler il yönetiminde çok sayıda avukat olmasına rağmen neden Yeşim Karadağ’ın siyasi ve hukuki işler başkanı yapıldığı konusunda bazı çıkarımları olmuştu, kimi gazetelerde bunu Bülent Turan’ın operasyonu olarak lanse etmişti.

Aslında evet bu İstanbul’da uzun yıllardır siyaset yapan Bülent Turan’ın akıl dolu bir hamlesiydi. Bülent Turan genel merkez tarafından istifası alınıp tekrar atanan ve tekrar istifa eden Erdener Can’a bir operasyon çekip Yeşim Karadağ’ı il başkanı yapmıştı.

AK Parti Çanakkale siyasetini dizayn etmek artık onun için daha kolaydı. Fakat düşünmediği bir şey vardı, Yeşim Karadağ her dediğini, her aldığı kararı sorgulamadan yapacak bir kişilikte insan değildi.

Yeşim Karadağ, AK Parti Çanakkale siyasetinin çok tanıdık bir simasıydı. 2006 yılından beri AK Parti Çanakkale teşkilatlarında görev almış, il yönetim kurulu, il başkan yardımcılığı, il belediye meclis üyeliği adaylığı ve belki de her partilinin milletvekilliği hayalinden önceki adım olan AK Parti Çanakkale milletvekili adaylığı görevlerini icra etmiş bir isimdi. 2011 yılında il yönetimi içerisinden çıkıp 24 aday adayı arasından AK Parti'nin 4.sıra milletvekili adaylığını yapan Yeşim Karadağ nasılsa ağzımda kuş tutsam seçilemem deyip tabiri caize yan gelip yatmadı. İlçe ilçe, köy köy, belde belde dolaştı. Sıkılmadık el , çalınmadık kapı bırakmadı.

Aslında AK Parti siyasetinde Yeşim Karadağ 2011 yılındaki performansı ile Yeşim Karadağ oldu. AK Parti siyasetinde vitrin olarak o dönem bir Yeşim Karadağ bir de dönemin kadın kolları başkanı şimdi ise Çanakkale’yi Ankara’da genel merkez kadın kolları MKYK’da temsil eden Jülide İskenderoğlu vardı. İki isimde AK Parti Çanakkale siyasetine yıllarını vermiş çok değerli kadınlardır. İkisi de dostumuzdur, inşallah şehrimiz ikisinden de uzun yıllar faydalanacaktır.

3 Martta yapılan atamadan sonra bir süre Yeşim Karadağ ve Bülent Turan gayet uyumlu çalıştılar, fakat ikili arasındaki ilk çatlak il genel meclis başkanlığı konusunda oluştu. Yeşim Karadağ başka adayı, Bülent Turan başka adayı destekliyordu. Nitekim il başkanının il genelindeki konularda daha fazla söz sahibi olması gerekiyordu. İl genel meclis başkanlığı seçiminde kazanan Yeşim Karadağ oldu. Bülent Turan ile Yeşim Karadağ arasındaki ilk bilenme bu olaydan sonra başladı. Basına ve parti kulislerine de yansıyan bu gelişme, fitili ateşleyen ilk konu oldu.

Bir süre daha uyumlu çalışan vekil ve il başkanının arasındaki ikinci çatlak ise 15 Temmuz'u ranta çevirmeye çalışan bir medya grubu yüzünden çıkıştı. İl Başkanı Karadağ 15 Temmuz ile ilgili sergi düzenleyip bu sergiyi ilçelerde dolaştırarak faiş bir fiyatlı fatura ile valilikten ücret talep eden medya gurubuna, bu fiyat yüksek, 15 Temmuz ile ilgili bir konudan rant sağlanmasına asla müsaade etmem dedi ve sergiler iptal edildi. Bu medya grubu o tarihten sonra Yeşim Karadağ’a ambargo uygulayarak haberlerini yapmamaya, fotoğraflarını kesip yayınlamaya ve karalama kampanyasına başladı. 

Yeşim Karadağ’a bunlar yapılırken Bülent Turan ilgili medya grubu ile arasına bir set koymuyor, aksine bu medya grubuna verilen destekler ,reklamlar her geçen gün artıyordu, hatta bu destekler o kadar artmıştı ki GESTAŞ ‘ın ramazan programlarının organizasyonu hizmeti, dolaylı ve dolaysız olarak işi olmamasına rağmen bu medya grubundan satın alındı. GESTAŞ yönetiminin Bülent Turan’dan habersiz nefes bile almaması düşünüldüğünde bu yaşananlar oldukça manidardı. İlgili medya grubu her hafta il başkanına tabiri caizse çakarken Bülent Turan susuyordu. Hatta aksine bu medya grubu alttan alttan destekleniyordu.

Desteklenen sadece bu medya grubu değildi, aynı zamanda kendisine gazete diyen fakat ortada fiziki bir gazete olmayan, FETÖ nün şehre ayar vermeye çalışan internet sitesine benzer bir site özellikle İl Özel İdare Genel Sekreteri Can Aksoy zamanında acayip destekler alıyordu. Bu sitede Yeşim Karadağ’a ambargo uyguluyordu ve her haberinde İl başkanı ve partiye zarar veriyordu. AK Parti’ye genel başkanının istemediği bir tabir olan akp tabirini kullanan ilgili sitenin imtiyaz sahibi Bülent Turan’ın Çanakkale programlarına eşlik ediyor, Bülent Turan Ankara’da olduğunda ise geç saatlere kadar Bülent Turan’ın ofisi kullanılıp danışman Yavuzhan Ahıskalı ile koyu sohbetler ediliyor, bu sohbetler kimi zaman İl Özel İdare Genel Sekreteri'nin odasında yapılıyordu. Hatta gelen bilgilere göre bu şahıs il özel idaresine gazetesi olmamasına rağmen gazete abonelik bedeli diye yüklü miktarda faturalar kesiyordu.

İl başkanına ve Ak Parti'ye zarar veren bu yayın organlarının desteklenmesi ikili arasında iplerin iyice gerilmesine ve kopma noktasına gelmesinde en büyük etken oldu, Çanakkale’de yayın yapan, ekmek yiyen medya organları iktidar partisinin Bülent Turan’ın desteğinin sadece medya grubu,korsan internet sitesi (sözde gazete!) ve FETÖ artığı olan haftalık gazeteye verilmesinden oldukça rahatsızdı.

Gerilen ilişkilere birde İl başkanı Yeşim Karadağ’ın danışmanı Vahap Özsüer olayı da eklenince ilişkiler kopma noktasına geldi. Basına yansıyanlara göre Türkiye Gençlik Derneği Çanakkale İl Temsilciliği için iki isim mülakata gitmiş, danışman Vahap Özsüer istememesine rağmen TÜGVA'ya il başkanı seçilmiş, görev kendisine tebliğ edilmiş, genel kurul toplanacakken, Bülent Turan derneğin mütevelli heyetinde görev alan Bilal Erdoğan’ı aramış ve atamayı iptal etmişti. Bunu duyan Özsüer ise Bülent Turan’ın bu yaptığının hak yemek olduğunu düşünmüş ve bazı ortamlarda Bülent Turan aleyhinde konuşmuş, bu da Bülent Turan'ın kulağına gidince İl Başkanı Yeşim Karadağ’a gereğini yap demiş, İl Başkanı Karadağ’da 10 yıllık personeli, danışmanının görevine son vermişti. Bülent Turan kendisi için danışmanını silen Karadağ ile irtibatı arttırmış ve ilişkiler tekrar düzelme aşamasına gelmişti.

Kongre öncesi ise liste oluşturulması aşamasında İl Başkanı Karadağ,  vekillere danışmış Ayhan vekil ben karışmam sen çalışacaksın deyip serbest bırakmış, Bülent vekil ise 5-6 isim önermiş fakat Karadağ bu isimlere çok sıcak bakmamış, Karadağ’ın sıcak bakmadığı isimler daha sonra dolaylı olarak Koordinatör vekil üzerinden Karadağ’a iletilmiş ve bu şekilde liste delinmişti. Karadağ, Turan’ın bu hamlesine karşı kendisi de Turan’ın istemediği isimleri listeye koymuş ve bu şekilde bir liste savaşı yaşanmıştı.

Sonuç olarak listede Bülentci, Ayhancı ve Yeşimci olanlar yer almış kombin bir liste oluşturulmuştu. Özellikle Kaan Tonka konusunda Bülent Turan aşırı baskı yapmış, aslen MHP kökenli olan MHP kanadında pek sevilmeyen ve MHP İl Başkan Adayı da olan Kaan Tonka meselesi kongrenin en sıkıntılı konusu olmuştu. Nitekim Kaan Tonka listeye girmiş ve Bülent Turan operasyonu bu kez Yeşim Karadağ’a çekiyordu.

Kongre sonrası yazının başında da bahsettiğim medya kuruluşları üzerinden Turan, İl Başkanı Yeşim Karadağ’ı yıpratıyor ve her gün yeni bir haberle Karadağ’ın üstüne gidiliyordu. Başlıklar o kadar cesur atılıyordu ki kongreden 1 hafta sonra ‘istifası istenecek mi?’ yazacak kadar ileri gidiliyordu. Aslında Turan’ın amacı belliydi. Hatta bir sokak dedikodusuna göre FETÖ artığı Firuze, Bülent Turan’a Karadağ’ın istifa yolunun onu yıldırmak olduğunu iletmiş ve bunu dikkate alan Turan yıldırma taktiğine gitmiş, haberler ve psikolojik baskı yaparak Karadağ yıldırılmaya çalışılmış ve herhangi bir şaibeli işi, rantı, peşkeşi olmayan Çanakkale’de bir çok kişinin bir çok erkekten delikanlı dediği Yeşim Karadağ istifa etmişti. 

Bülent Turan operasyon ile göreve getirdiği Yeşim Karadağ’a operasyon çekip onu görevden aldırdı.

Birde kendine danışmanı Yavuzhan Ahıskalı eli ile havaalanında 154 kişilik bir karşılama mangası hazırlattı, orada kimler mi vardı? Gecenin o saatinde aranan yönetim kurulu üyelerinden bir kısmı,Turan’ın facebook mücahitleri, FETÖ'den yargılanıp yurt dışı yasağı olup zırha alınanlar,FETÖ den gözaltına alınanlar emniyette profil resimleri olanlar,yarı CHP'li yarı AK Parti'li olup FETÖ ye altın sponsor olanlar, kurum müdürleri, destek verdiği midyeci, çakma demokrat, ha Allah var FİRUZE orada değildi. Ama karşılama mangası bayağı hazırlıklı gelmiş, il kadın kolları başkanına çiçek bile aldırmışlardı. Birde şunu merak ediyorum acaba Sayın Turan aynı uçakta birlikte geldiği Belediye Başkanı Ülgür Bey'in, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Muharrem Bey'in ve CHP Çanakkale İl Başkanı İsmet Bey'in elini sıkmış mıydı?  Sıktıysa ve buna şahit varsa büyük tehlike. Genel Başkan Erdoğan’a ihanetle suçlar onu FİRUZE, aman diyelim!


 Sonuç ?

2019'a 1 yıldan az bir zaman kaldı. Bu yazımı yerel seçimlerden sonra tekrar okumak üzere saklayın lütfen..

Sağlıcakla kalın .


Bu içeriğe bir yorum bırak