ÇANAKKALE BÜLENT TURAN ŞANSINI KAÇIRIYOR MU?

ÇANAKKALE BÜLENT TURAN ŞANSINI KAÇIRIYOR MU?

Tarih 7 Haziran 2015 seçimler öncesiydi…

AK Parti Çanakkale Milletvekilleri aday listesi açıklanmıştı.

Listede ilk sırada sürpriz bir isim;

Bülent Turan…

17 Ocak 1975 Çanakkale doğumlu, Lapseki’li olan Turan, Lapseki’de demirci Mehmet Usta’nın oğluydu. Ailesi ve neredeyse tüm akrabaları hala Lapseki’de yaşıyorlardı. Bülent Turan ismi aslında Çanakkale için çokta yabancı isim bir değildi. Yazlarını Çanakkale ‘de geçiren, sık sık Lapseki’yi ziyaret eden Bülent Turan, AK Parti’nin neredeyse her kademesinde görev yapmıştı. Bülent Turan, AK Parti’de gençlik kollarında hatta daha öncesinde milli Türk Talebe birliğinde aktif görevler almış adeta davanın hamurundan gelen bir isimdi. AK Parti İstanbul Teşkilatlarının koro şefliği görevi olan İl Teşkilat Başkanlığı görevini de 2 dönem icra eden Turan AK Parti’den 24.Dönemde İstanbul Milletvekilliği görevini icra etmiş, AK Parti siyaseti için oldukça önemli bir isimdi.

 25.Dönem için Bülent Turan ismi Çanakkale 1.sıra milletvekilliği için geçtiğinde Çanakkale’de adeta bir şok yaşandı. Evet bunu bütün samimiyetimle söylüyorum şu an Turan’ın yanında olan bir çok isim Bülent Turan’ın Çanakkale’de ne işi var diye genel merkeze sitem etti. Hatta şu an kendisine çok yakın gibi görünen o taksici belde belediye başkanı ve eşi,  Muzaffer Kutlu’nun 1.sıra adayı olması gerektiğini her ortamda açık açık dile getiriyorlardı. Muzaffer Bey'i bende severim, kendisi Çanakkale’de herkes tarafından takdir edilen bir isimdir. Başarılı olmuş veya olmamış orası tamamen parti temayülleri içerisinde bir konudur.

Dönemin İl Başkanı, İl Yönetim Kurulu, Bülent Turan ismi genel merkez tarafından açıklandığında "biz bu ismin arkasında nasıl duracağız?, Çanakkale’ye kendisini nasıl tanıtacağız?, teşkilatlarımıza nasıl hesap vereceğiz?" şeklinde tepkiler verdiklerine ben şahsen şahidim.

7 Haziran seçimlerinde Bülent Turan faktörü ne kadar etkili oldu bilinmez ama AK Parti’de 2  olan milletvekili sayısı 1 e düştü. Kim bilir belki de İl Başkanı ve İl Yönetim Kurulu Bülent Turan’ın arkasında durmadı.

Ardından koalisyon arayışları ve 1 Kasım seçimlerine giden süreç…

Maestro şefi Bülent Turan artık Çanakkale’de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak der gibiydi.

1 Kasım seçimleri öncesi olağanüstü bir çalışma sergiledi. Teşkilat onu değil, o teşkilatı çalıştırdı. Ne de olsa İstanbul gibi mega şehirde il teşkilat başkanlığı ve milletvekilliği yapmış bir isimdi, siyasette tecrübesi çoktu. 1 Kasım seçimleri neticelendiğinde AK Parti’de Bülent Turan faktörü artık kendini hissettirmeye başladı. 1 e düşen milletvekili sayısı yeniden 2 ye çıktı. Yıllardır İl Özel İdaredeki genel sekreterlik görevi ile kırsalın gönlünde taht kuran Ayhan Gider AK Parti’den 2.sıra milletvekili adayı seçildi. Vekil Ayhan Gider konusunu bir başka yazımda ele alacağım.

Bülent Turan, milletvekili seçildiği ilk günden itibaren tüm mesaisini Çanakkale için harcadı. Kısa bir süre sonra mecliste AK Parti’nin Grup Başkanvekili seçildi. Bu görev Çanakkale için çok önemli bir görevdi. Grup Başkanvekili demek AK Parti’nin grup başkanı olan Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın vekili demekti.

Bu görev Çanakkale için çok önemli bir görevdi fakat Çanakkale Sayın Turan’ın ve bu görevin değerini bilmedi desem yeridir aslında.

Şimdi gelelim neden ve nasıl değer bilmediğine;

AK Parti Grup Başkanvekili Turan, göreve gelir gelmez Çanakkale için parti ayrımı gözetmeksizin çalışacağına söz verdi, çoğu zaman bu sözünü tuttu da. Ne zaman bir belediye başkanının başı sıkışsa Ankara’da Turan’ın kapısı çalındı. Hatta bir dönem bunu Çanakkale Belediye Başkanı  Sayın Ülgür Gökhan’da yaptı. Bülent Turan’dan yardım talep eden başkanlar arasında değerli dostumuz Bozcaada Belediye Başkanı Hakan Bey,  Biga Belediye Başkanı İsmail Bey, Gökçeada Belediye Başkanı Ünal Beyde vardı.  Bu örnekleri parti ayrımı gözetmeksizin Bülent Turan’ın, başkanların taleplerine olumlu cevap verdiği için yazıyorum. Allah var başkanlarda nankörlük etmediler, çözülen işin ardından Sayın Turan’a teşekkürlerini ilettiler. Söz konusu Çanakkale ise teferruattı, zaten böyle de olması gerekiyordu.

Geçen zaman içerisinde Sayın Turan’ın yapması gereken Çanakkale’de AK Parti ve Tayyip Erdoğan siyaseti değil, Bülent Turan siyaseti yapmaktı, demirci Mehmet efendinin oğlu siyaseti yapmaktı. Ama Sayın Turan ne yaptı?

Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ile kavga siyasetini seçti. 

Çanakkale halkının sevmediği siyaset tarzıydı bu.

Pilav siyaseti yaptı. Evet pilav konusu 7'den 70'e herkesin tepkisini çeken bir konu oldu, fakat ısıtıp ısıtıp aynı pilavı gündeme getirmekte vatandaşlarda ters tepti.

AK Parti için avantaj olan bir konu dezavantaj haline dönüştürüldü.

1 Kasım 2015 seçimlerinin ardından 3 Mart 2016’da AK Parti İl Başkanı Erdener Can’ın yerine İl Başkanlığında kendinin de istediği bir değişim yaşatarak İl Başkanlığı görevine Yeşim Karadağ geldi.  

Yeşim Karadağ ile uzun süre gayet olumlu çalıştı. Fakat Karadağ ile ilişkileri de özellikle son dönemlerde bozuldu. 

Çanakkale’de Bülent Turan yanlış yönlendiriliyordu ve Turan fırtınası ters bir fırtınaya dönüştü. Partililer ötekileştirildi. Bunu Sayın Turan değil, çevresi yapıyordu. Çanakkale’de akıl aldığı birkaç isim onu yanlış yönlendiriyordu ve bu yanlış yönlendirmeden dolayı Turan her geçen gün güç kaybetmeye başladı.

Sayın Turan’ın Çanakkale'de işleri adeta emanet ettiği danışman, Çanakkale’de herkese ve her yere ayar vermeye başladı. Bu Çanakkale vatandaşının sevmediği bir siyaset tarzıydı. Çanakkale’li olmayan bir danışman tarafından partiye de ayar verilmeye çalışılıyordu. Özellikle eski İl Yönetim Kurulu üyelerinin sık sık danıştığı ve talimat aldığı danışman kısa sürede Çanakkale’de kendisine bir çok düşman kazandı. Bu dolayısı ile Sayın Turan’ın kendisine eksi olarak yansıyordu. Anladığım kadarı ile  Sayın Turan’a da Çanakkale’deki danışmanı ile ilgili bir çok şikayet gidiyordu ve Bülent Turan bu durumdan oldukça rahatsızdı. Fakat Bülent Turan’ın danışmanı ile geçmişi çok eskiye dayanıyordu ve konular yüzünden onu yarı yolda bırakmak istemiyordu.

Bürokraside de her konuya karışan ve kendini parti teşkilatından ve il başkanından üstün gören bu otorite, Bülent Turan’a çok zarar vermeye başladı. Maalesef AK Parti’nin parlayan yıldızı ve Çanakkale’nin şansı Bülent Turan’ın ayağına bu danışman pranga oluyordu.  

 Bülent Turan’ın ayağına pranga olan bir diğer konu ise memleketi Lapseki ekibi. Turan, her geldiğinde makam aracının arkasında en az 1 araç olmak üzere Lapseki’den bir ekip oluyor, bu ekip aynı zamanda sosyal medyada klavye delikanlısı olarak geçinen ekip. Kendilerini parti tabanı olarak nitelendirip Bülent Turan’ın elini zayıflatan bir ekip mevcut. İsim isim yazmayacağım şu an bu yazıyı okuyan herkes kim olduklarını anlamıştır.

Ve bir de tabi malum taksici belediye başkanı var, kendisi de yazının başında da belirttiğim gibi Bülent Turan’ın burada ne işi var diyenlerin başındaydı. Fakat rüzgara karşı durulmayacağını en iyi bilenlerden o ve sevgili eşi şu an en koyu Turancılar. Sanki Çanakkale’nin tek milletvekili Turan’mış gibi Ayhan Gider’i ne tanıyorlar, ne sanıyorlar…Çok yazık!

Yeni seçilen İl Yönetim Kurulu'nda Bülent Turan’ın ne kadar etkisi var bilinmiyor ama şu an Bülent Turan’ın adamı olarak nitelendirilecek en az 10 adam il yönetiminde, 5 kişide Ayhan Gider’ci olsa, kalıyor 15 kişi, 15 kişi de varsın Yeşimci olsun. Sonuçta il yönetimi ile çalışacak olan il başkanının kendisi.

Son dönemlerde aldığım kulis bilgilerine göre İl Başkanı Yeşim Karadağ ile Bülent Turan arasında soğuk ve sert rüzgarlar esmeye devam ediyor . Bu rüzgarın sebebi de aslında yukarıda saydığım konular gibi duruyor. Çanakkale siyaseti soğuğu pek sevmez, Çanakkale siyaseti kavga siyasetini sevmez. İl Başkanı ile Belediye Başkanı tokalaştı diye, İl Başkanı ve parti takdir alır, burası İç Anadolu veya Doğu olsa İl Başkanını bu yaptığından dolayı linç etme siyaseti tutardı ama burası Çanakkale, Çanakkale insanı kavga siyasetini hiç sevmedi bundan sonra da sevmeyecek…

AK Parti eğer başarılı olmak istiyorsa önce kendi içindeki savaşları bitirip , Yeşimci, Ayhancı, Bülentçi kavgasını bir kenara bırakıp, bir  beraber olmazsa,  sittin sene Çanakkale’yi kazanamaz.Bülent Turan şansı kaçmadan Sayın Turan’ında artık etrafını biraz temizlemesi ile başarı yakındır…

Sağlıcakla Kalın…


Göksel ACARAY


Bu içeriğe bir yorum bırak